14 Şubat 2009, 09:19. fav. teker_54_on.
Etiketler:
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir yazımda, toplumsal tepkiyi ölçmekle ilgili bir hikâye paylaşmıştım sizlerle. Şimdi o hikâyeyi hatırlamanızı istiyorum sizlerden. Ereğli’de güzel bir yatırım olan Kültür Merkezi, açıldığı günden bu yana çeşitli ve güzel organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Geçen hafta, Kültür merkezinde düzenlenen ve AKP Konya milletvekillerinin de katıldığı istişare toplantısında konuşan Ak Parti Ereğli İlçe Başkanı Zeynel Abidin Topak da bir konuşma yaptı. Ve bu konuşmada bir şey dikkatimi çekti. Yanlış anlaşılmasını istemem ama AKP Ereğli İlçe Başkanı konuşmasında aynen şunları söyledi: “Ak Parti derdinize dert olmaya geldi.” Buraya kadar yazdığım paragrafı bir kenara bırakarak şöyle bir geçiş yapmak istiyorum. Malumunuz, siyaset, bilgi ve deneyim isteyen bir alandır. Bu alana girmek isteyenler birçok şeyden fedakârlık yapmak zorundadır. Ve her siyasetçi de görevde olup da hizmet ettiği sürece kendini geliştirmek zorundadır. Sayın ilçe başkanımız da uzun süredir bu görevi yürütüyor. O günkü istişare toplantısında heyecandan veya kelime hatası yapmış olabilir, ona bir şey diyemeyiz. Ama işin ikinci bir garip yanı, orada bulunan partililerin bunu uzun uzun ve tezahüratlar eşliğinde alkışlamalarıydı. Yanlışlıkla da olsa, orada konuşulan bu cümle, anlatılmak istenen düşünceyi tamamen tersine çevirebilmiştir. Bunun nesini alkışlıyorsunuz? Hal böyle olunca insan düşünmüyor da değil; acaba ilçe başkanı doğru mu söylüyor diye. Öyle ya partililerin de alkışladığına göre, bu ihtimal de güç kazanmıyor mu? İnsanların kafasında bu tür soru işaretleri bırakan konuşmaların yapılmaması elbette ki gerekir. Yanlışlıkla konuşulan bu kelime, orada konuşma yapan bir yetkilinin, temsil ettiği kurumun ideolojisini yanlış anlatabilmektedir. Daha önce de dediğim gibi, bu tür dil sürçmeleri gayet normaldir, olabilir; ancak bunu orada bulunan parti mensuplarının alkışlaması, olayı onaylar niteliktedir. Orada yapılması gereken şey; hiç alkışlanmamalı ve program veya konuşma sonunda parti başkanının partililer tarafından uyarılması idi. Ama zannedersem partililer de böyle bir zahmete katlanmıyorlar, çünkü sayın ilçe başkanı aynı hatayı sık sık yapıyor. Sayın İlçe Başkanı Zeynel Bey’in bence bir değer yanlış davranışı da Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in de katıldığı Adliye sarayının açılışında gerçekleşti. Bir siyasi parti başkanının, adliye gibi, bir adalet kurumunun açışında kurdele kesmesi de yanlış bir davranıştı bana göre. Bunu da burada belirtmek isterim. Şimdi sizlere bahsettiğim hikâyeyi yazmak istiyorum. Anlattığım konu ile hikâyedeki anlatılmak istenen konu arasındaki müthiş benzerliği sizler de göreceksiniz. Ünlü bir piyanist, konser vermek için sahneye çıkar ve piyanonun başına oturur. Saatlerce ellerini piyano üzerinde gezdirerek piyano çalarmış gibi yapar ve birkaç saatin sonunda konserin bittiğini söyler. Fakat seyirciler, piyanisti ayakta alkışlarlar. Sahne arkasında dostları, neden böyle yaptığını sorarlar. Piyanist de der ki: toplumsal tepkiyi ölçmek istedim, ama maalesef toplum olarak bitmişiz.”
Derdimize Dert Olmaya Gelenler